Mar 17

 Kemik Erimesi Osteoporoz nedir ?

Osteoporoz, yapısının değişmesiyle kolay kırılabilir hale gelmesidir. Kemik doku kalsiyum kaybederek, delikli, zayıf ve kolay kırılabilen bir doku haline gelir.
Daha önceleri ileri yaştaki kadınların sağlık sorunu olarak değerlendirilen osteoporoz hastalığından, bugün artık erkeklerin de aynı oranda etkilendiği ortaya konulmuştur. Kadın ve erkek ileri yaş nüfusu etkileyen, kemik dokunun en yaygın metabolik hastalığı olarak bilinmektedir.
Osteoporoz nasıl oluyor?
Kemik devamlı olarak yapılan ve yıkılan, kendini yenileyen bir organdır. Gençlerde kemik yapımı, yıkımına eşittir. Yapım ve yıkım arasında hayatın ilk 30 yıllık döneminde yapım lehine olan süreç, bu yaşlardan sonra yıkım lehine olmaya başlar ve kemik kitlesi azalır. Başka bir ifadeyle hayatın ilk 30 yılı sonunda kemik kütlesi en üst düzeydedir. O nedenle bu yaşa kadar kemik bankamızda ne kadar çok kemik biriktirirsek, ileri yaşlarda o kadar avantaj sağlanacaktır.
Kadınlarda estrojen hormonu kemiklerin yıkımını önlemektedir. Menopozla birlikte, bu hormon azaldığından kemik yıkımı artar. Diğer bazı faktörlerde kemik yıkımının artmasına neden olur. Osteoporoz için kalıtsal bir yatkınlık da vardır.
Belirtileri nelerdir?
Başlangıçta herhangi bir bulgu vermediğinden sinsi bir hastalık olarak bilinir. Klinik belirtilerin bir çoğu kırık sonrası ortaya çıkmaktadır. Bel ve sırt ağrısı, boy kısalması, sırtta kamburluğun görülmesi, el bileği, kalça, omurga ve diğer bölgelerde meydana gelen kemik kırıkları osteoporozun belirtisi olabilir.
Kemik Erimesi İçin Ris Faktörleri Nelerdir ?
1. Kadın olmak
2. 50 yaşın üstünde olmak
3. Menopoza girmiÅŸ olmak
4. Erken menopoza girmek veya yumurtalıkların operasyon ile alınmasını takiben cerrahi (yapay) menopoza girmek.
5. Erkeklerde erkek cinsiyet hormonu olan testosterondaki azalma ile kemik kütlesi de azalabilmektedir
6. Düşük kalsiyum içeren yiyeceklerle beslenme ve vitamin D eksikliği
7. Fiziksel aktivitenin, hareketliliğin ve egzersizin az olması, (egzersizin kemik kütlesini arttırdığı, kemiği kuvvetlendirdiği kanıtlanmıştır).
8. Ailede osteoporozlu kimselerin bulunması (Annelerinde omurga kırığı öyküsü olan genç kadınlarda da kemik kütlesinde azalmaya rastlanmaktadır)
9. Kısa boylu, ince yapılı kişiler iri yapılı, kilolu kişilere göre daha fazla osteoporoz riski taşımaktadırlar.
10. Beyaz tenli, açık renk gözlü olmak.
11. Sigara içmek
12. Alkollü, kolalı ve kafeinli içecekleri çok fazla tüketmek.
13. Bazı ilaçları uzun süreden beri veya yüksek dozlarda kullanıyor olmak (örneğin; kortikosteroidler, lityum, alüminyum, antikonvülzanlar, antiasitler, antikoagülanlar, siklosporin, tiroid ilaçları ve bazı kanser ilaçları gibi).
14. Bazı hastalıkların olması. (Şeker hastalığı, tiroid veya paratiroid bezinin fazla çalışması, mide-barsak operasyonu geçirmiş olmak, uzun süren hareketsizlik, felçler, bazı romatizmal hastalıklar ve diğer bazı endokrin (hormonal) hastalıklar osteoporoza neden olabilmektedirler)

Osteoporoz Tedavisinde Neler Kullanılır?
Tedavinin esasını risk faktörlerinin ortadan kaldırılması, fizik tedavi rehabilitasyon ve medikal tedavi oluşturur. Amaç; kemik mineral yoğunluğunun stabilize edilmesi ve artırılması, kırıkların önlenmesi, iskeletin deformitelerine bağlı belirtilerin iyileştirilmesi ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Dengeli beslenme ( yeterli kalsiyum ve protein alımı), yeterli fizik aktivite, aşırı alkol ve sigara kullanılmaması tedavide önemli yol almamızı sağlar. Hastalar ağır yük kaldırmaktan kaçınmalı, yük taşırken de gövdeye yakın olarak tutmalıdır. Çünkü öne eğilerek kaldırılan yük bel bölgesinde kaldırılan ağırlığın 10-20 kat fazlası yüklenmeye sebep olmaktadır. Kemik mineral dansitesinin devamlılığı ve artması için iskelete yük bindirici egzersizler verilmelidir. Ayrıca fleksiyon egzersizleri yapılmamalı, ekstansiyon egzersizlerine ağırlık verilmelidir. Akut ağrının tedavisinde analjeziklerin yanında uygun pozisyonlama, yatak istirahati ve TENS, hot pack, infraruj gibi fizik tedavi aletleri kullanılır. Kronik ağrıda kifotik postürün ( artmış kamburluk) düzeltilmesi için uygun cihazlar kullanılabilir. Fakat kas güçsüzlüğüne yol açabileceği için kullanım süresi iyi ayarlanmalı ve beraberinde sırt kaslarını güçlendirme egzersizleri verilmelidir. Yine bu dönemde ağrı kesici iaçlar ve etkili fizik tedavi yöntemleri kullanılabilir.

Teşhis nasıl konulur?

Günümüzde en çok kullanılan yöntem DEXA yöntemidir. Hastalar için bir zararı gösterilmemiştir. Tabii ilerlemiş osteoporoz normal röntgen filmleri yardımı ile de anlaşılabilir. Bir klasik röntgen filminde osteoporozun görülmesi için kemik kitlesinin %30’unun kaybedilmiş olması gerekir. Bu nedenle erken tanıda DEXA ölçümü daha önemlidir.

Osteoporoz’dan Nasıl Korunulur ?

Düzenli hekime gitme alışkanlığı bu hastalıkta sizleri koruyacak en önemli adımdır. Basit bazı önlemlerde osteoporoza karşı yardımcı olabilir. Öncelikle beslenmemizde bazı değişiklikler yapmalıyız.
1. Süt ve süt ürünleri gibi kalsiyumdan zengin besinlerin alınması gerekir. Ancak bu tip ürünler yüksek oranlarda da yağ içerebilirler, yağsız veya yağı azaltılmış olan tiplerini kullanmalısınız.
2. Özellikle Magnezyum ve C vit takviyesi alınız.
3. Yüksek proteinli beslenmeden de kaçınmalısınız.
4. Tuz alımını azaltın.
5. Lifli besinlerle beslenin (sebzeler).
6. Alkol ve kahveden uzak durunuz.
7. Mutlaka Doktorunuzun uygun göreceği egzersizi yapın.
Osteoporozunuz varsa evinizde de bazı değişiklikler yapmalısınız:
Bunda amaç hayatı kolaylaştırmak ve sizi düşmekten korumaktır.
1. Çorap ve ayakkabı giyerken bir yere oturun.
2. Uygun ayakkabı seçin.
3. Ağır eşyaları taşımayın.
4. Eğilmeniz gerekiyorsa, belinizi bükmeden, dizlerinizi bükerek eğilin.
5. Ani hareketlerden kaçının.
6. Buzlu ve kaygan zeminlerde dolaşmamaya özen gösteriniz.
7. Evinizin aydınlatmasını gözden geçirin ve daha iyi bir görüş sağlayacak şekilde aydınlatın.
8. Yatak odası ve banyo arasındaki yolu her zaman aydınlatın.
9. Sık kullandığınız eşyalarınızı yakınınıza yerleştirin.
10. Evinizde kolay eriÅŸilebilecek yerlerde telefonlar bulundurun.
11. Banyo ve tuvaletlere sağlam tutunabileceğiniz tutma kolları yaptırın.
12. Banyo küveti ve zemininin kayganlığını önleyecek tedbirleri alınız.

Uzm. Dr. Hüsniye KOÇ EKİNCİ

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , ,

Ara 05

Boyun ağrılarından kendinizi koruyabilmeniz için doktorunuzun önerisi doğrultusunda yapabileceğiniz çeşitli egzersizler söz konusudur. Boyun ağrılarından kurtulmak için doktorunuzun size vereceği egzersiz programlarını süre ve tekrar sayılarını dikkate alarak uygulamalısınız. Bu, sizin ileride karşılaşabileceğiniz problemleri en aza indirecek ve tedaviye olan uyumunuzu artıracaktır. Egzersiz sırasında meydana gelebilecek ağrı ve diğer rahatsızlıklarda programı keserek doktorunuza danışınız. Bu şartlarda egzersize devam etmek sakıncalıdır. Egzersiz yaparken nefesinizi tutmayın, egzersize başlarken derin bir nefes alın ve düzenli bir şekilde nefes alıp vermeye devam edin. Genel olarak egzersize başlamadan önce ılık bir duş almak, rahat kıyafetler giymek, uygun bir çalışma zemini ve saati seçmek gerekir.
Bu yazımızda boyun kaslarını güçlendirmek için kullandığımız egzersizlerden bazılarını tanıtmak istiyorum. Her bir egzersizde tut-gevşe yöntemi kullanılır. 5 saniye kasılı tutup 5-10 saniye gevşenir. Her bir egzersiz 10 kez tekrarlanır ve günde 2-4 kez gerçekleştirilir:
1. Ellerinizi alnınıza koyun, başınızı öne doğru itmeye çalışırken ellerinizle engel olmaya çalışın.
2. Ellerinizi başınızın arkasına (enseye değil) koyun ve başınızı arkaya doğru itmeye çalışırken ellerinizle engel olmaya çalışın.
3. Sağ elinizi yüzünüzün sağ tarafına koyun ve başınızı sağa doğru itmeye çalışırken sağ elinizle engel olmaya çalışın. Aynı hareketi bu defa sol elinizle sola doğru tekrarlayın.
4. Sağ elinizi başınızın sağ arka kısmına, sol elinizi sol şakağınıza koyun. Sağ omzunuzun üzerinden bakmaya gayret eder gibi elinizin direncine karşı başınızı sağa döndürmeye zorlayın. Hareketi el değiştirerek aksi yönde tekrarlayın.
5. Başınızı yavaşca sağa döndürün ve üç saniye böyle durun. Başınızı öne döndürün, dinlenin. Hareketi aksi yönde tekrarlayın.
6. Aşırı zorlanmaya sebep olmadan, başınızı çeneniz göğsünüze değecek kadar öne eğmeye çalışın. Dinlenin. Başınızı yavaşca arkaya bükün ve tekrar dinlenin.
7. Başınızı yavaşca kulağınız omzunuza değecek kadar sağa eğmeye çalışın. Dinlenin. Başınızı yavaşca doğrultun. Hareketi aksi yönde tekrarlayın ve dinlenin.
Sevgili okurlar, egzersizler ağrının azaltılması, kas kuvvetin artırılması ve dengenin sağlanmasını düzenler. Sağlıklı olsanız bile her gün hiç aksatmadan boyun kaslarınızı güçlendirici egzersizler yapınız.

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , ,

Kas 19

 

 

Bel Ağrıları
1. Bel ağrısı yaygın mıdır?

Tüm romatizmal yakınmaların üçte birini bel ağrıları oluşturur. Toplumun yaklaşık %80’i aktif yaşamlarının bir bölümünde bel ağrısı çeker. Hastaların %70’i bir ay, %90’ı iki ile üç ay içinde iyileşmekle birlikte nüksler sıktır. Hastaların %70’inde üç ve daha fazla tekrarlama olmaktadır. Bel ağrısı 20-40 yaşları arasında başlamakta, maksimum sıklık 45-60 yaşları arasında görülmektedir.

 

Şekil. Bel omurgasının anatomik yapısı.


bel ağrısı ve nedenleri

2. Kimde bel ağrısı riski fazladır?

Sigara içenler, uzun yol sürücüleri, uzun süre ayakta duranlar, pozisyon değiştirmeden uzun süre oturanlar, ağır yük kaldıranlar, kıvrılarak ve ani hareket yapanlar, vibrasyonlu aletle çalışanlar, öksürenler ve düşük gelirlilerde bel ağrısına yakalanma riski yüksektir. Sırt ve karın kasları zayıf olanlar da bel ağrısını daha yatkındır.

3. Bel ağrısı sebepleri nelerdir?

  • DoÄŸumsal anomaliler
  • Travma
  • Bel fıtığı
  • Faset sendromu
  • Kanal darlığı
  • Lomber spondiloz (belin dejeneratif hastalığı, kireçlenme)
  • Spondilolizis ve spondilolistezis
  • Seronegatif spondiloartropatiler
  • Osteoporoz (Kemik erimesi)
  • Torakolomber geçiÅŸ sendromu
  • Miyofasiyal aÄŸrı sendromları (Kas romatizması)
  • Sakroiliak eklem sendromu
  • Tümörler
  • Enfeksiyonlar
  • BaÅŸka yerden (karın, damar ve pelvik organlar) yansıyan aÄŸrılar
  • Psikonörotik bozukluklar

4. Doğumsal anomaliler bel ağrısı yapar mı?

Doğumda mevcut oldukları halde çocuklarda ağrı yapmamaları, bel ağrısı nedeni olarak gösterildikleri zaman da başka bozukluklarla birlikte olmaları bu soruyu akla getirmektedir. Sorunun cevabı şu olabilir; konjenital anomaliler primer bel ağrısı nedeni değildir, ancak omurganın mekaniğini bozdukları için dejeneratif olayların oluşmasını ve ilerlemesini kolaylaştırarak sekonder ağrı nedeni olmaktadırlar.

5. Lomber spondiloz (Belin dejeneratifi hastalığı, kireçleme) nedir?

Bel omurgasını meydana getiren yapıların dejeneratif değişiklikleriyle ortaya çıkan klinik tabloya lomber spondiloz denir.

Spondilozun bir yaşlama ve yıpranma hastalığı olduğu görüşü yaygındır. Dejenerasyonun prevalansı yaşla artar ve 60 yaşından sonra tamamen normal bir omurgaya nadiren rastlanır. Çoğu kişi bu değişiklikleri geçirdiği halde bazılarının herhangi bir yakınması olmamaktadır. Dejeneratif değişiklikler belirti verse bile sürekli değildir. Hafif ve orta derecede dejeneratif değişikliklerle omurga instabil hale gelmekte ve belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Dejenerasyon ilerleyince tekrar omurga stabilize olmakta ve hareket azaldığı için de belirtiler azalmaktadır.

6. Lomber spondiloz (kireçlenme) belirtileri nelerdir? Tanısı nasıl konur? Tedavi nasıl yapılır?

Bazen bir hareket veya yük kaldırma sonucu, bazen de sinsi olarak başlayan bel ağrısı yakınması vardır. Ağrı genellikle bele lokalizedir. Kaba ve uyluk arka yüzüne yayılabilir. Ayakta kalmakla, ev işleri yapmakla artan ağrı, istirahatle azalır. Sabah tutukluğu kısa sürelidir.

Radyolojik tetkik bel ağrılı hastaların değerlendirilmesi için kullanılan temel ve rutin bir yöntem olmakla birlikte, bel ağrısı ile radyolojik değişimler arasındaki ilişki iyi kurulamamıştır. Altmış yaşından sonra tamamen normal bir omurgaya nadiren rastlanır. Bununla birlikte, bu şahısların yarıdan çoğunda ağrı yoktur.

Tedavi mevcut semptomları gidermeye ve nüksleri önlemeye yönelik olmalıdır. Akut dönemde istirahat, ağrı kesici ilaçlar ve kas gevşeticiler verilebilir. Bu dönemde uygulanacak bazı fizik tedavi araçları (infraruj lambaları, hot pack, parafin) kas spazmını gidererek ağrıyı azaltır. Daha sonra, derin ısıtıcı fizik tedavi araçlarından da yararlanılır. İleri derecede dejeneratif değişikliği olanlar dışında traksiyon yararlı bir fizik tedavi aracıdır. Ayakta durmakla ve hareketle ağrısı artan hastalara yükü azaltmak ve hareketi sınırlamak amacıyla çelik balenli korse verilebilir.

Ağrı azalır azalmaz sırt ve karın kaslarını güçlendirici egzersizlere başlanır. Egzersiz ve günlük yaşam aktivitelerinin düzenlenmesi nükslerin önlenmesi için çok önemlidir.

7. Faset sendromu nedir? Belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?

Omurganın arka kısmında bulunan faset eklemlerindeki dejeneratif değişikliklerle ortaya çıkan bir mekanik instabilite sendromudur.

Hastanın kaba ve uyluğa yayılan mekanik bel ağrısı yakınması vardır. Uyluk arka ve dış yan yüzüne yayılan ağrı yansıyan ağrı niteliğindedir. Ağrı hareketle artar, istirahatle azalır. Tanı ve ayırıcı tanı için radyolojik tetkikler oldukça yararlıdır. Faset eklem enjeksiyonu ise hem tanı hem tedavi amacıyla kullanılır.

MR’da görülen faset eklemlerindeki dejeneratif değişiklikler bel ağrısı olan ve olmayan kişilerde eşittir.

Akut dönemde analjezik ve kas gevşetici verilir. Birkaç günlük istirahat gerekebilir. Bunlarla iyileşmiyen hastalara manipulasyon, lokal enjeksiyon ve fizik tedavi uygulanabilir.

8. Bel fıtığı nedir? Nasıl tanı konur? Tedavi nasıl yapılır?

Dejenere diskin bacağa giden sinir kökünü sıkıştırmasıyla ortaya çıkan bel ve bacak ağrısı ile karakterize klinik tablodur. Bel fıtığı (lomber disk hernisi) sanıldığı kadar yaygın değildir. Bel ağrılı olguların sadece %5’i disk hernilidir.

Hastaların çoğu 30-50 yaşları arasındadır. Ana yakınma bel ve bacak ağrısıdır. Hastalar çoğu kez, önceden beri var olan hafif bel ağrılarının, bir zorlama ile arttığını ve bacaklarına indiğini ifade ederler. Ağrı öksürme, hapşırma, ıkınma ve bel hareketleriyle artar. Hasta ayakta dik durmakta zorluk çeker. Bir kısım hasta ise oturunca ağrının daha çok arttığını ifade eder.

Ağrı ile birlikte hasta, bacaklarındaki uyuşma, karıncalanma, keçelenme, kuvvetsizlik ve incelmeden yakınabilir.

Tanı koymada direkt grafi ve MR’dan yararlanılır.

Lomber disk hernilerinin tedavisi konservatif (ameliyatsız) ve cerrahi olmak üzere iki başlık altında toplanabilir.

Olguların büyük kısmı konservatif tedaviye olumlu cevap vermektedir. Hastaların %75-90’ında ve hatta üstünde iyileşme olduğunu bildirmiştir. Cerrahi tedavi için acele etmeyip önce konservatif tedaviye başlamak, hastayı yakından izlemek ve hastalığın seyrine ve tedavinin sonucuna göre karar vermek en akılcı yoldur. Yatak istirahati çok kısa tutulmalıdır.Tedaviye ilaçlar eklenebilir. Bu dönemde yüzeysel ısıtıcıların kas gevşetici etkisinden yararlanılabilir. Kas gücünü artırmak için sırt ve karın kasları egzersizlerine başlanılmalıdır. Bir süre sonra hastanın korse ile ayağa kalkmasına ve yürümesine izin verilir. Bu dönemde hasta fizik tedavi programına alınır. Konservatif tedaviye cevap alınamazsa cerrahi tedavi uygulanır.

9. Kanal darlığı (spinal stenoz) belirtileri nelerdir? Tanısı nasıl konur? Tedavi nasıl yapılır?

Genç yaşlarda görülebilirse de hastaların çoğu 50 yaşın üzerindedir. Hastalar uzun zamandır olan bel ağrısı ve son zamanlarda ortaya çıkan bacak ağrısı öyküsüne sahiptirler. Yürürken her iki bacaktaki rahatsızlıktan yakınırlar. Semptomlar uyluktan baldıra ve ayağa kadar yayılır. Bacaklarındaki ağrı nedeniyle, hasta yürürken durup, dinlenmek zorunda kalır. Bir kaç dakika dinlendikten sonra, tekrar aynı mesafede yürüyebilir. Sırt üstü bacaklarını uzatarak yatamaz. Ağrı olduğu zaman kalkıp bir kaç dakika oda içinde dolaşarak ağrıyı geçirmeye çalışabilir veya yan tarafına kıvrılarak yatar.

Bir veya her iki bacaklarındaki kuvvetsizlik, yorgunluk, uyuşma ve karıncalanmadan yakınırlar. Gerçekten soğuk olmadığı halde bacaklarının soğuk, kendilerine ait değilmiş gibi veya lastikten yapılmış gibi olduğunu söyleyebilirler.

Bilgisayarlı tomografi ve MR’da kanal çapları ölçülerek yumuşak doku ve kemik dokusu görülerek kanal darlığı konusunda daha kesin bilgi edinilebilir.

Hafif olgularda fizik tedavi ile yeterli sonuç alınmaktadır. Hastanın günlük yaşam aktiviteleri düzenlenmeli, sırt ve karın kaslarını güçlendirici egzersizler verilmelidir.

Fizik tedavi ve ilaç tedavisine cevap vermiyen ilerleyici olgulara cerrahi uygulanır.

10. Bel kayması (spondilolistezis) nedir? Belirtileri nelerdir? Tedavi nasıl yapılır?

Bir omurun bir alttaki üzerinde öne doğru kaymasına spondilolistezis denir. Spondilolistezis, öne doğru kaymanın miktarına göre dört dereceye ayrılır. Kırık, bel ameliyatları, kireçlenme ve doğumsal anomaliler başlıca nedenleridir.

Hastalar çoğunlukla bel ağrısından yakınır. Ağrı belin iki yanında ve iki bacakta birden duyulur. Ağrı hareketle, ayakta durmakla artar, istirahatla genellikle kaybolur. Hastaların büyük çoğunluğu kadındır. Genellikle karın gevşek ve öne sarkıktır.

İki veya dört yönlü bel grafilerinde kayma, kaymanın derecesi ve varsa kırık görülür.

Erişkinlerde spondilolistezis her zaman semptomatik değildir. Ağrılı durumlarda hastaya istirahat önerilir. Kişinin ayakta kaldığı zaman verilen çelik balenli korse beli stabilize ederek ve yükü azaltarak ağrıyı dindirir. Ağır yük kaldırmaktan kaçınılmalı, şişmanlar zayıflatılmalı, karın ve sırt kaslarını güçlendirici egzersizler ile germe egzersizleri verilmeli ve günlük yaşam aktiviteleri düzenlenmelidir. Ağrı ve kas gerginliğinin azaltılması için fizik tedavi araçlarından yararlanılır.

11. Sakloiliak eklem sendromu belirtileri nelerdir? Nasıl tedavi edilir?

Değişik şiddetlerde duyulan ağrı kabaya, büyük trokanter üzerine, uyluk arka yüzünden dize kadar vurabilir. Ağrının bu lokalizasyonu sakroiliak eklem sendromu için tipiktir. Bazen ağrı baldır arka veya dış yan yüzüne, ayak bileğine, ayak ve parmaklara kadar inebilir.

Sakroiliak eklem sendromunun başlıca tedavisi manipulasyon, lokal enjeksiyon ve fizik tedavidir. Usta ellerde manipulasyonla ağrı çoğu kez geçmektedir.

12. Tümörler bel ağrısı yapar mı?

Yapar. Omurga tümörleri yaygın değildir. Bununla birlikte, eskiden ölüm nedeni olan hastalıkların artık tedavi ediliyor olması ve insan ömrünün uzamasıyla, tümörler ve özellikle metastatik olanlar bel ağrısı nedenleri arasında sıkça akla gelmelidir. Omurgaya yayılan kanserler en çok akciğer, meme ve prostat kanserleridir.

13. Bel ağrısının nedeni enfeksiyon olabilir mi?

Olabilir. Diyabetiklerde, uyuşturucu bağımlılarında, alkoliklerde, kortizon kullananlarda bel ağrısı varsa, neden olarak enfeksiyon da hatırlanmalıdır. En sık rastlanan enfeksiyon etkenleri stafilokoklar, tüberküloz ve brusella bakterileridir. Komşu iki omur tutulmuşsa etken diske de geçebilir. Omurga giderek çöker.

 

14. Bel Okulu nedir?

Bele düzgün fonksiyon kazandırmak amacıyla yapılan eğitime bel okulu denir. Bel okulunun öğrencileri hasta ya da potansiyel hastalar, öğretmenleri hekim veya fizyoterapistlerdir. Amaç, kişinin belini daha iyi kullanmasını sağlayarak tekrarları engellemektir. Bunun için hastaya düzgün postür ve en az yük binecek şekilde belini kullanması öğretilir.

15. Bel ağrısından kurtulmak ve/veya bel ağrısına yakalanmamak için uyulması gereken kurullar nelerdir?

· Dizleri kırarak sırt üstü veya yan yatmak.

· Yataktan kalkarken önce yan dönmek, sonra doğrularak oturmak ve ellerle destekleyerek ayağa kalkmak.

· Dik oturmak. Otururken beli desteklemek.

· Dik durmak. Uzun süre ayakta durulacaksa, bir ayak yüksekte kalacak şekilde altına bir şey koymak.

· Eğilerek yerden bir şey almamak ve çalışmamak. Yerden bir şey alırken ve ayakta çalışırken dizleri kırmak.

· Yükü her iki ele paylaştırmak ve vücuda yakın olarak taşımak.

· Uzanarak iş yapmamak.

· Uzun süre aynı pozisyonda kalmamak ve ani hareketlerden sakınmak.

· Klozet tipi tuvalet kullanmak.

· Sigara içmemek.

· Düzenli egzersiz yapmak.

Kaynak : Hasan OÄŸuz (fizikon)

admin tarafından yazılmıştır \\ etiketler: , , , , , , , , ,

* Bu sitedeki Tum bilgiler sadece Bilgilendirme amaclidir Lutfen Hastaliklarinizi Hekimlere DANISINIZ .. !!

eXTReMe Tracker