Tem 31
Adet halindeki kadınlarda görülen kanların renkleri altıdır : kırmızı, sarı, toprak rengi, siyah, yeşil, kirlimsi. Bu akıntılar hepsi hayız müddetinde ise hepsi hayız kanıdır. Ta ki, safi beyaz renk görene kadar. Renk tesbitinde pamuk veya bez kaldırıldığında onda mevcut renge itibar olunur. Değişme haline bakılmaz. Çünkü kadının gördüğü beyaz bir akıntı, kuruduğunda sararabilir. Yahut kırmızı veya sarı kuruduunda farklı bir renk alabilir. Hayız müddetindeki kanların renklerinin hepside hayızı bildirir. Hayız bitiminde akıntının beyazlaşmasıyla hayız bitmiş olur. Kırmızılık ve Siyahlık : İttifakla hayız kanıdır. Hz.Fatıma (r.a) kan görüyordu. Allah Resulu (s.a.v) O’na şöyle buyurdu: “Eğer hayız kanı ise bu belli ve siyah renkte olur, böyle olursa namaz kılma, başka türlü olursa abdest al ve namaz kıl, çünkü o bir (çatlak) damardan gelmektedir.” Sarılık : Bazıları ipek kozası sarılığında, bazıları saman renginde, daha başkalrı ise sarı diş renginde olabilir. am bu hususta itibar edilecek renk: ilk görüldüğü andaki renktir.
Bulanıklık : Bulanık su renginde görülen kan demektir.
Toprak Rengi : Toprağa benzeyen rengine benzer, önce sarıdır sonra bu rengi alır.
Yeşilimtırak : Bir çeşit bulanık kandır. bu kanın rengini bozuk gıdalar değiştirir. daha çok yaşlı kadınlarda görülür.
Hayız kanının ayırıcı nitelikleri;
- Katı olan ve pis kokan kan
- Sadece pis kokan, katı olmayan kan
- Sadece katı olan, pis kokmayan kan
- Hem katı olmayan hemde pis kokmayan kan
Kaynaklar:
- Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
- İzahlı Kadın İlmihali, Asım Uysal, Mürşide Uysal, Uysal Yayınevi, 2001, 11.Baskı
- En Geniş İslam İlmihali, Ali Fikri Yavuz, Çile Yayınevi, 1977
- Adet kanı tam kesilmeden alınan boy abdesti
- Bir hanım adet veya lohusalık kanları tam kesilmeden abdest veya boy abdesti alırsa bu geçerli olmaz.
- Adet ve nifas olan kadınların abdest almaları müstehap değildir.
- Çünkü bunların abdestsizlik durumlarına abdestin bir tesiri yoktur.
- Kadının adeti kesildimi cünup gibi olur.
Adet sayılmayan kanlar;
- Adet görecek çağa gelmemiş kız çocuklarında görülen kan
- Adet halinin en az müddeti olan üç günden az gelen kan
- Adet halinin en çok müddeti olan on günden sonra gelen kan
- Hamilelik esnasında gelen kan
- Adetten kesimiş yaşlı kadından gelen kan
Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN, Gonca Yayınevi, 1993
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: adet kanı ne renktir, adte kanının içinde neler vardır
Tem 31
Normalde 28 günde bir adet görmesi gereken bir kadın, 14. günden sonra (yumurtlama günü) 28 günü tamamlamadan tekrar adet görüyorsa luteal faz yetmezliği durumu ile karşı karşıya demektir. Luteal faz (periyoyodun ikinci dönemi); adet döngüsünde yumurtlama olduktan sonra diğer adetin başlamasına kadar geçen süredir. Adetin ikinci döneminin kısa sürmesi sık görülen, zor farkedilen fakat tedavisi kolay bir durumdur. Rahimin içini döşeyen dokunun doğru zamanda doğru yerde olmaması halidir. Bebeğin rahime yerleşmesi, rahimin içini döşeyen dokunun zamanlaması ile çok ilgili olduğu için yumurtlama zamanından sonraki döneminin kısalığı gebeliğin gerçekleşmesi ve devamlılığını sürdürmesini etkileyebilir.
İdeal bir adet döngüsünde vücut adet kanaması başlamadan birkaç gün önce FSH (Follikül uyarıcı hormon) salgılamaya başlar. Bunun sonucu yumurta taşıyan follikül denilen kistler büyümeye başlar. Follikül yeterli olgunluğa ulaştıktan sonra LH ( Luteinize Hormon) salınımı başlar. Bu hormonla follikül çatlar ve içindeki yumurta tüplere doğru atılır. Çatlamadan sonra follikül yeniden daha yoğun bir sıvı ile dolar. Oluşan korpus luteum adındaki yapı adet döngüsünün ikinci yarısından itibaren progesteron hormonunun salgılanmasından sorumludur. Artmış progesteron seviyeleri rahimin içini döşeyen dokunun kalınlaşmasını ve damarlanmasını artırarak rahimi embriyonun tutunması için uygun hale getirir. Progesteron adet kanamasının erken başlamasını da önler. Normal bir adet döngüsünde korpus luteum ortalama 12 gün süreyle progesteron salgılar. Luteal Faz Yetmezliği?nde normal adet döngüsü birkaç yönden bozulabilir. Zayıf follikül gelişimi, korpus luteumun erken sonlanması, rahimin içini döşeyen dokunun progesterona uygun yanıt vermemesi luteal faz yetmezliğinin sebepleri arasında olabilir. Luteal fazda vücut ısısının artışından progesteron sorumludur. Vücut ısısını takip eden hastalar vücut ısısının 12 gün süreyle yüksek kalmadığını farketmektedirler. Ayrıca bir sonraki adet döneminde adet kanamaları yumurtlama olduktan sonraki 12-14 günden daha önce olduğu farkedilebilir.
Luteal Faz Yetmezliğinden şüphelenildiğinde kan progesteron seviyesine yumurtlamadan yedi 7 gün sonra bakılır. Progesteron seviyeleri az olduğunda, tedavi genellikle dışarıdan progesteron takviyesi vermek şeklinde olmaktadır. Bununla birlikte, yetersiz folikül gelişimi de düşük progesteron seviyesine neden olabilir. Adetin ortasında follikülün boyutunu ultrason ile ölçmek ayrıca kan hormon seviyelerine bakmak gerekmektedir. Eğer folikül gelişimi normal ise, luteal fazda porogesteron desteği verilir. Eğer folikül gelişimi yetersiz ise, yumurtalıkları uyarıcı ilaçlar vermek gerekebilir. Bu sayede folikül gelişimi sağlanmakta ve daha kaliteli yumurta oluşabilmektedir. TANI İÇİN YAPILAN TETKİKLER; Genellikle, teşhiste kan progesteron seviyesi, luteal faz uzunluğu ve ultrasonografik takip yeterli olabilmekte iken daha uzun süren hastalarda endometrial biopsi gerekebilmektedir. Normalde endometrial biopsiyi bir sonraki adetten bir iki gün önce almak gerekmektedir. Ayrıca bu adet döneminde hastanın hamile olmadığının tespit edilmesi de gerekmektedir. İşlem sırasında ufak bir miktarda rahim içindeki doku patolojik inceleme için alınmaktadır. Doku seviyesinde incelendiği için, elde edilen bilgi çok önemlidir. Patalog, adetin o günü ile doku gelişiminin uygun olup olmadığını inceler. Eğer uygun ise, rahimin iç dokusunun siklus ile uyumlu olduğu belirlenir. Eğer iki günden fazla uygunsuzluk varsa, doku uyumlu değil denir. Luteal faz yetmezliği sık görülen bir durum olup tanı konması oldukça kolaydır. Ayrıca, doğru tedaviye hemen cevap vermektedir. Dolayısıyla, bu işlemde en önemli nokta, gerçek nedenin belirlenmesi ve uygun tedavisinin planlanmasıdır
admin tarafından yazılmıştır
\\ etiketler: adet düzensizliği, adet düzensizliği nedenleri, adet düzensizliği sebepleri, adetin düzensiz gelmesi